Tükendi
KAPAT
Değerli Müşterimiz;

Yoğunluktan kaynaklı telefonlarımızda uzun süreli beklemeler yaşanabilmektedir.

info@nobelkitap.com mail adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
BEDEN VE BEDENLEŞME DENEYİMİNİN TEORİK ÇERÇEVESİ (  )
Beden ve Bedenleşme Deneyiminin Teorik Çerçevesi
BEDEN VE BEDENLEŞME DENEYİMİNİN TEORİK ÇERÇEVESİ (  )
Barkod
: 9786059247740
Basım Yılı
: Kasım 2017
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16 x 23.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 575
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3-5 iş günü temin
%27 İNDİRİM
Liste Fiyatı
32,41
İndirimli Fiyatı
23,66
Kazanılan Puan
71 NP
Bu kitabı 3,94 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 284 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Beden, insan yaşamının doğadan, dolaysız deneyimden koparılarak icad edilmiş söylemsel kategorilere ve gerçeklik rejimlerine göre baskı altına alındığı, eyleştirildiği ve biçimlendirildiği ve adına da uygarlaşma, kültür, bilim, teknoloji, gelişme ve ilerleme denen tahakküm ve şeyleşme sürecinin hem hedefi hem de ürünü olmuştur. Doğadan kopmanın ve sembolik kültürün icadıyla başlayan bedenin bu makus tarihi insani varoluşun esas boyutu olan bütüncül bedenleşme deneyiminden, bedenin bir şeye, nesneye, kategoriye, sembole, metafora, yüzeye ve organizmaya indirgenmesi sürecini ifade etmektedir.

Bu söylemsel yapılandırma ne doğanın evrimsel ve adaptif bir sonucu, ne de insani dünya deneyiminin kaçınılmaz bir gerçekliğidir. Bildiğimiz haliyle beden ve bedenleşme deneyiminin neliği ve nasıllığını açıklayan teorizasyon projesi bütünüyle sosyo-kültürel-bilimsel söylem, pratik ve kurumların etkileşimsel yapılandırmasının bir neticesidir. Bu nedenle beden, kültürel ve bilimsel söylem ve pratiklerin hastalıklı ve patolojik taraflarının üzerinden okunabileceği bir düğüm noktasıdır.

Ne kültür ne bilim ve dolayısıyla ne sembolik düşünce ve dışavurum, ne de rasyonel düşünce ve pratik hiçbir şekilde doğanın, bedenleşmenin ve deneyimin yerine ikame edilemez ve onların dolaysız gerçekliğini temsil edebileceği iddiasında bulunamaz. Bedenin makus tarihinin gösterdiği gibi, eğer bulunuyorsa, o zaman bu çalışmanın hem kültüre hem de bilime yönelttiği çok basit bir soru vardır: Bedenlerin ve deneyimlerin gerçekliğini dışa vuran temsillerin temelindeki söylem ve gerçeklik rejimi kimlerin bedenlerine, deneyimlerine, insiyatifine ve çıkarlarına dayanmaktadır?

Bu sorudan hareketle eleştirel, feminist, fenomenolojik ve pragmatist yaklaşımlar çerçevesinde beden ve bedenleşme deneyiminin yapılandırılma serüvenini ele alan bu çalışma, söylemsel biçimlendirmeden kaçılamayacağını ileri süren postmodern teslimiyetçi yaklaşımdan farklı olarak bedenleşme deneyiminin direniş ve öz-belirlenim potansiyelinin ve failliğinin arkasında durur. Çünkü beden, varoluşsal özelliklerimizin tümünün eşzamanlı ve etkileşimsel olarak örümlendiği ve ancak yapay bir düzlemde ayrıştırılabileceği bütüncül bir deneyimdir. Hiçbir söylem, bedenleşme deneyimlerini bütünüyle zapt edemez. Bedenleşmenin deneyimsel boyutu her zaman söylemi sorgulayabilecek, alaşağı edebilecek ve kendi gerçekliğini ortaya koyabilecek bir faillik potansiyeli barındırır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: