Tükendi
KAPAT

Değerli Müşterilerimiz;

30 Nisan - 16 Mayıs Sokağa çıkma kısıtlamasında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Bu zaman zarfında siparişleriniz aynı süre içinde kargoya verilmektedir.

Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ANADOLU’DA İSLAM VE MEZHEPLER (  )
Anadolu’da İslam ve Mezhepler
ANADOLU’DA İSLAM VE MEZHEPLER (  )
Barkod
: 9786055487225
Basım Yılı
: 2011
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 20.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 274
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-7 iş günü temin
%18 İNDİRİM
Liste Fiyatı
20,00
İndirimli Fiyatı
16,40
Kazanılan Puan
49 NP
Bu ürünü 439 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Tarih, bize hemen bütün büyük dinlerde bir tür mezhepleşme ve cemaatleşme olgusunun varlığını, hiçbir evrensel dinin bu genel ilkenin dışında kalmadığını ve bir dine bağlı fertler arasındaki ayrılık ve ihtilafların da çoğu zaman o dinin Peygamberinin vefatından sonra ortaya çıktığını göstermektedir. Bütün evrensel dinler yayıldıkları geniş çoğrafyada farklı eski medeniyetler, dinler ve inançlarla karşılaşır ve bu karşılaşma başlangıçta bir çatışmayı ve ardından bir uzlaşmayı beraberinde getirmiştir. Dinlerin yayılması ve sürekliliği, mevcut medeniyetlerle yüzleşmesi, yeni bir medeniyet kurması ve sosyal değişmeler karşısındaki tepkisi, mezhepler/tarikatlar kanalıyla oluşmuştur. Diğer taraftan hemen bütün mezhep ve tarikatlar yayıldıkları alanlarda miras aldıkları eski inançları da bünyelerine eklemek suretiyle bölgeye intibak etmişlerdir. Hz. Muhammed’in sağlığında mezhebi veya tasavvufi bir oluşmadan söz etmek doğru olmaz. Ancak, Onun çevresinde, mesnevi şahsiyetinin de etkisiyle, kendi doğallığı içerisinde oluşan bir cemaattan bahsetmek mümkündür.

Türkler çok erken dönemlerde İslam dinini kabul etmişler ve bu hadise Türk ve Dünya tarihinin önemli olaylarından birisi olmuştur. Zira Türkler, Müslüman milletler içerisinde kısa zamanda devletlerini kurmuş, İslam dininin en kuvvetli savunucuları ve İslam medeniyetinin en büyük temsilcileri olmuşlardır. Türkler, özellikle Anadolu’da Müslümanlara gayrimüslimleri bir arada, karşılıklı güven ve saygıya dayalı bir anlayışla asırlarca yönetmişlerdir.

Anadolu, tarihin çok erken dönemlerinden itibaren çeşitli devletlere ve medeniyetlere beşiklik etmiş önemli bir coğrafyadır. Bu bağlamda Sivas şehri, pek çok açıdan yolların kesiştiği bir konumda bulunmuş ve onun bu konumu, siyasi, ticari ve ekonomik açıdan olduğu kadar, inanç, düşünce ve fikir hareketlilikleri açısından da önem arz etmiştir. Anadolu’daki hakimiyet mücadeleleri genelde Sivas ve civarında yaşanmıştır. Bölge önemli savaşlara sahne olmuş, şehir bazı beylik ve devletlere başkentlik yapmıştır. Bu bağlamda, Sivas’ın Osmanlı dönemindeki konumunda Safeviye Tarikatı ve Safeviler Devleti önemli bir yer tutmuştur. Başlangıçta yalın bir tarikat olarak Erdebil’den Anadolu’ya yayılan bu tarikat, zamanla siyasi-mezhebi bir nitelik kazanmış ve gerek Osmanlı toplumunda ve gerekse günümüz toplum yapısında derin etkiler bırakmıştır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: