Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ANADOLU VE SURİYE’DE SEYAHAT HATIRALARI (  )
Anadolu ve Suriye’de Seyahat Hatıraları
ANADOLU VE SURİYE’DE SEYAHAT HATIRALARI (  )
Barkod
: 9789757352242
Basım Yılı
: Temmuz 2010
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 293
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3-5 iş günü temin
%17 İNDİRİM
Liste Fiyatı
15,00
İndirimli Fiyatı
12,45
Kazanılan Puan
37 NP
Bu kitabı 2,08 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 271 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Tarih küskünlerden bahsetmez. Millet hayatına yön veren hadislerde mühim rol oynamış nice şahsiyet vardır ki, herhangi bir sebeple bu rollerine devam edemedikleri için tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalmışlardır. Bunlar, ancak o hadiseleri inceleyen, sayıca pek sınırlı uzmanlar tarafından tanınırlar. Yaptıkları hakkında bir kıymet hükmü vermek maksadıyla değil, yapılanlardaki paylarını küçümsememek içindir ki kendilerine adsız kahramanlar diyebileceğimiz bu insanların hâlet-i rûhiyelerindeki ortak taraf, küskünlüktür. Kaderin bu insanlara yeni bir vadide ilerleme imkanı vermemesi de onların unutulmalarını kolaylaştırır. Şerafettin Mağmumi, işte bu adsızların en tipik örneklerinden biridir.

(. . .

. . )

Tıbbiyedeki öğrenciliği sırasında, İttihat ve Terakki Cemiyetinin Hikmet Emin, Mehmet Reşit, İshak Sükuti ve Abdullah Cevdet ile birlikte ilk kurucuları arasında yer aldı, cemiyetin zabıt katipliğini üstlendi. Bundan dolayı soruşturma ve kovuşturmaya uğradıysa da cezası Sultan II. Abdülhamit tarafından affedildi.

İstanbul’da Haydarpaşa Hastahanesinde göreve başladıktan kısa bir müddet sonra, kolera salgınından ötürü, Bursa ve civarında (9 Eylül 1894), daha sonra ise Adana, Beyrut, Halep ve Şam vilayetlerinde görevlendirildi (Mayıs - Aralık 1895).

(. . .

. . )

2. Meşrutiyet’in ilanını takip eden günlerde, İstanbul’a geldiyse de artık İttihat ve Terakki Cemiyetinin başka ellerde ve muhalif kanattan Ahmet Rıza grubunun idari kadrolarda etkili olduğunu görmenin hüznüyle tekrar Kahire’ye döndü. 20 Temmuz 1927’de Kahire’de öldü, orada defnedildi.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: