Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Kırtasiye
Makine
Makine
Makine
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
kapat test
ALİ FUAD BAŞGİL’E ARMAĞAN (  )
Ali Fuad Başgil’e Armağan
ALİ FUAD BAŞGİL’E ARMAĞAN (  )
Barkod
: 9786057629111
Basım Yılı
: Nisan 2020
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 376
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-4 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
38,00
İndirimli Fiyatı
28,50
Kazanılan Puan
86 NP
Bu ürünü 190 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Toplum nezdinde kıymetli bir ismi zikrederken veya yeni nesillere tanıtırken birkaç özelliğini öne çıkararak hayırla yâd etmek yeterli olabilir. Fakat bazı isimler vardır ki müktesebatını ifade ederken böyle bir anma şekli yetmez. Şüphesiz Merhum Ali Fuad Başgil Hoca da böyle abidevi şahsiyetlerden biridir. Zira Başgil ismi, bir hukukçunun ötesinde bir akademisyeni ve aynı zamanda bir mütefekkiri anlatır. “Esas Teşkilat Hukuku” gibi akademik bir eserin yanında, “Din ve Laiklik”, “Demokrasi Yolunda” ve hatta “Gençlerle Baş Başa” gibi bir eserleri yazan şahsiyeti, toplum ve birey hayatına temas eden teorinin, akademinin ve siyasetin tecessüm etmiş hali olarak ifade etmek hakkaniyetli bir tavır olacaktır.

Ali Fuad Başgil’i anlatmak için tek bir sıfatın yeterli olmayacağı söylenmelidir. Başgil, her şeyden önce alanındaki en iyi akademisyenlerden birisi; Türkiye’de Anayasa Hukuku disiplininin gelişimine önemli katkısı olan, hukuk ile toplum arasındaki bağı en iyi şekilde kurma becerisi gösteren bir “hoca”dır. Öyle ki Başgil, sahip olduğu teorik bilgiyi, dönemdeki pek çok meslektaşının aksine, rejimin çıkarları doğrultusunda kullanmaz. Anayasa ile diğer yasaların toplumsal ve siyasal kültürden bağımsız olmadığını düşünür. Bu bakımdan, anayasal kavramlarla ülkenin öncelikli ihtiyaçları ve gerçekleri arasında sıkı bir ilişki kurar. Mesela Cumhuriyet rejiminin en önemli ideallerinden biri olan toplumu laikleştirme girişimlerine karşı çıkar. Laikliğin Türkiye’de ideolojik olan kullanılan anlamıyla değil, özüyle ve gerçek yönüyle ilgilenir; kavramın değil; ülkemizdeki carî uygulanma şeklinin yanlışlığı üzerinde durur. Aynı nedenle, tepeden inmeci reformlarla toplumun değiştirilebileceği yönündeki hâkim eğilimin tersini savunur.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: