Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
AHLAK-I NASIRİ (  )
Ahlak-ı Nasıri
AHLAK-I NASIRİ (  )
Barkod
: 9789756004029
Basım Yılı
: Aralık 2005
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 335
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-7 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
15,00
İndirimli Fiyatı
11,25
Kazanılan Puan
34 NP
Bu ürünü 300 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Bu eserin temel özelliği, yöntem açısından bugünkü bilimsel yaklaşımlara benzer bir yaklaşım sergilemesi; bireysel gelişim ve erdemlilik, eğitim-öğretim, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapıyla ilgili bir çoğu günümüz toplumları için de geçerli olabilecek bir fikri muhteva ve ifade gücüne sahip olmasıdır. Tusi, bu eserinde toplumları fonksiyonel bir yapı içinde ele alır; ekonomi, iş bölümü ve adalete çok önem verir ve toplumları bu açıdan gelişmişlik düzeyine göre sınıflandırmaya tabi tutar, içtimaiyat hikmeti dediği toplumbiliminden ayrıntılı bir şekilde bahseder ve bu bilimi herkesin öğrenmesi gerektiğini özenle vurgular. İlahiyat konularında pek çok eser veren Tusi, yaşadığı dönem itibariyle uzlaştırıcı bir tavır sergilemiştir. Bu tavrından olsa gerek, felsefe ve kelama dair Tecrid adlı eseri uzun yıllar Sünni medreselerin klasik ders kitapları arasında yer almıştır. Tusi, Felsefi gelenekten yararlanarak bir ahlak modeli oluşturmaya çalışır. Bu modelin merkezinde insan yer almaktadır. İnsan ve toplumları olgunlaştırmanın yolu da ona göre bilim ve bilimsel araştırmalardır. Tusi üzerine incelemeler yapan Agababa Rızayev, bu yönüyle onu bir bilim savaşçısı olarak tanımlar. Kısacası, Tusi, her fırsatta bilimi yüceltir, yer yer günümüz bilim anlayışına yakın metodolojik açıklamalarda bulunur. Buna karşılık, bilgisizliği bütün kötülüklerin sebebi olarak görür. Başta ölüm korkusu olmak üzere kuruntu, kıskançlık, kendine güvensizlik gibi bir takım ruhsal hastalıkların, onların mahiyetini bilmemekten, dolayısıyla bilgisizlikten kaynaklandığını öne sürer. Bu tür hastalıkların tedavisinin de ancak bilimle olabileceğini iddia eder.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: